<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Fe eyne tezhebun ?</title>
	<atom:link href="http://zilzal.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://zilzal.wordpress.com</link>
	<description>Fefirru ilallah...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Aug 2011 20:16:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='zilzal.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Fe eyne tezhebun ?</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://zilzal.wordpress.com/osd.xml" title="Fe eyne tezhebun ?" />
	<atom:link rel='hub' href='http://zilzal.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Şehid Mücahid Şener</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/13/sehid-mucahid-sener/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/13/sehid-mucahid-sener/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jul 2007 14:18:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıma-Tanıtma-Tanıştırma/Biyografi ve Tanıtım Y]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/07/19/sehid-mucahid-sener/</guid>
		<description><![CDATA[ 28 Cemaziyülâhir 1428 /Cuma Bugün bu yiğitler, Afganistan&#8217;da, Çeçenistan&#8217;da, Filistin&#8217;de, Irak&#8217;ta ve dünyanın diğer bölgelerinde eşi görülmemiş kahramanlıklar sergilemekte ve Hakk&#8217;ın şahitliğini yapmaya devam etmektedirler. İşte onlardan biri henüz 19&#8242;unda yaşamının baharında, bu mücadelenin ön saflarında yer alan ve arzu ettiği şehadete kavuşan binlerce gençten birisi olan Konya&#8217;lı Mücahid Şenerdir.  Mücahid 1984 yılında dünyaya gelmişti. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=74&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Century Gothic"><strong><font color="#990066"></font></strong></font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong><font color="#990066"><font color="#663366"> 28 Cemaziyülâhir 1428 /Cuma</font></font></strong></font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong><font color="#990066"><font color="#663366">Bugün bu yiğitler, Afganistan&#8217;da, Çeçenistan&#8217;da, Filistin&#8217;de, Irak&#8217;ta ve dünyanın diğer bölgelerinde eşi görülmemiş kahramanlıklar sergilemekte ve Hakk&#8217;ın şahitliğini yapmaya devam etmektedirler. İşte onlardan biri henüz 19&#8242;unda yaşamının baharında, bu mücadelenin ön saflarında yer alan ve arzu ettiği şehadete kavuşan binlerce gençten birisi olan Konya&#8217;lı Mücahid Şenerdir.</font></font></strong></font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong></strong></font></p>
<p> <font face="Century Gothic"></font><font color="#663366"><font face="Century Gothic">Mücahid 1984 yılında dünyaya gelmişti. O&#8217;na isim olarak Mücahid&#8217;i seçenler, hiç yanılmamıştı. Mücahid bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinde, çok istediği şehadete kavuşmuştu. Allah, O&#8217;nun şehadetini kabul etsin. O&#8217;nu Firdevs cennetlerinin varislerinden kılsın. Bizi de şehidlerimizin yolundan ayırmasın. </font></font><font color="#663366"><font face="Century Gothic">Mücahid de diğer akranları gibi güle oynaya büyüdü. Ta ki, bir şeyleri akletmeye başlayana kadar. Hayatının bu döneminde ümmetin halini düşünmeye başladı. Çevresinde ve dünyada olanlara sessiz kalamazdı. Çünkü O, bir müslümandı. Ve sahip olduğu iman, olanlara sessiz kalmasına engel oldu. Çeçenistan&#8217;daki müslümanlara yardım etmeye karar verdi. Hayallerini ve rahat olan yaşamını bıraktı. Kendisine yurt olacak olan topraklara yöneldi. Herkesin kendisine kardeş olacağı topraklara.O, mücahid ulemanın cihad çağrılarına icabet etme zamanın geldiğini düşündü. Cihad bölgelerine gidip gelen insanlarla konuştu. Müslümanların içindeki bulundukları zilletten kurtulmalarının yollarını araştırıyordu. Allah, hakkıyla iman eden bu gence rahmet etti, O&#8217;nu peygamberler, sıddıklar, salihler ve şehidler yoluna iletti. </font></font><font color="#663366"><font face="Century Gothic"><img border="0" src="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid04.jpg" /> Mücahid, Allah&#8217;ın, mazluma yapılan tecavüzlerin hiçbirinin karşılıksız bırakılmamasının istediğini biliyordu. 2000&#8242;li yıllarının başında zulmün kızıl yüzünün tekrar gösterdiği Kafkaslardan gelen ve yankısı hala süren ses Mücahid&#8217;e, yıllardır Kur&#8217;an ve hadislerden öğrendiği cihadı bizzat gerçekleştirmenin ve özlemini duyduğu şehadete ulaşmanın kapısını aralamıştı. O ses şöyle diyordu. &#8220;Ey İslâm ümmetinin aziz evlatları! Aranızda Allah&#8217;a verdiği sözde duranlar yok mu? İçinizde bu azmış ve sınırları aşmış köpeklere dur diyecek yok mu? Yahutta samimiyetle ve alçak gönüllülükle ellerini kaldırdığı zaman, duası kabul edilecek bir kişi yok mu? Bizi dualarınızda da mı unuttunuz? Nerede gece yarılarındaki ısrarlı dualarınız? Şimdi dualarınızda unutacaksınız da, ne zaman hatırlayacaksınız? Allah Rasulu şehid olan 70 arkadaşı için dualar etmişti. Bugün binlerce müslüman kardeşiniz öldürülürken sizin dualarınız, yardımlarınız nerede? Siz nerdesiniz? Müslümanların başlarına bir felaket geldiğinde Allah&#8217;a yalvarınız. Onların zafere ulaşmaları için her türlü desteği vermekten kaçınmayınız.? </font></font><font color="#663366"><font face="Century Gothic">Mücahid&#8217;in şehadeti yaşadığı cahiliye toplumun ve bende müslümanlardanım diyen fakat müslümanların içinde bulundukları zilletten kurtulması için kılını bile kıpırdatmayan insanlara karşı bir ihtar ve direnişin yeniden ayaklanışı olacaktır inşallah. Allah Mücahid&#8217;in ve tüm şehidlerimizin şehadetlerini kabul etsin. O&#8217;nun şehadetini tüm insanlığa bir nûr, Allah düşmanlarına da ateş kılsın inşaallah. </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong>Şehidimizin ağabeyi anlatıyor:</strong> </font></p>
<p><font face="Century Gothic">&#8220;Genelde her zaman beraberdik. Çevredeki insanlar, O&#8217;nun namaza ve Kur&#8217;an&#8217;a yatkın olması dolayısıyla çok seviyorlardı. İslâm&#8217;a çok yatkındı. İnsanları çok seviyordu, insanlarda O&#8217;nu çok seviyorlardı. Çok şirin bir çocuktu. Allah, herkesin içine sevgi vermişti gerçekten. İmam Hatip yıllarını O&#8217;nun için dönüm noktası olmuştu. İmam Hatip yıllarında Kur&#8217;an eğitimi ve arkadaşları ile iletişimini geliştirdi. Filistin&#8217;de, Bosna&#8217;da, Çeçenistan&#8217;da müslümanlara yapılan bu zulmü gerçekten kınıyordu ve gerçekten çok üzülüyordu. Mücahid&#8217;i tanıyan herkes neye üzüldüğünü, neyi istediğini biliyorlardı. Herkese diyordu &#8220;Ortada erkek yok mu? Bu mazlumlara, bu kadınlara, yardım edecek bir erkek yok mu?&#8221;diye. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Benim ticaretle uğraşmama biraz kızardı. Askerden izine geldiğimde, Mücahid ticaret ile uğraşıyordu. Bundan dolayı bu sefer ben biraz O&#8217;nu eleştirmiştim. Tabi daha sonra bunu öğrenci evlerine ve eğitimlerine katkı olsun diye yaptığını öğrendim. Gerçekten o zaman duygulanmıştım. Üzüntümüz beraber, sevincimiz beraber, herşeyimiz beraberdi. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid&#8217;i; ya Kur&#8217;an okurken görürdük, ya da namaz kılarken, Mücahid, hayatını Allah için yaşamıştı. Hiçbir zaman dünya için, ticaret için bunu da böyle yapalım demedi. Şehadeti benim için sürpriz olmadı. Öylesine bizi alıştırdı ki, her zaman kendi kendime diyordum, bir gün şehid olacak.. Zaten yaşarken şehiddi. Annem başta çok üzülüyordu. Allah, gerçekten sabır verdi.&#8221; </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Şimdi, Mücahid&#8217;i davasında kendisine yoldaşlık eden arkadaşlarının anlattıklarıyla tanımaya çalışalım. </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong>Yakın bir arkadaşı Mücahid&#8217;i şöyle anlatıyor:</strong> </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><img border="0" src="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid05.jpg" /> &#8220;Mücahid, yaşıtlarının dünyaya bir karış havadan baktığı lise yıllarında, İslâm davasını dert edinmeye başlamıştı. Müslümanların bulundukları içler acısı duruma üzülüyor, acaba ben davam için neler yapabilirim? diye derin düşüncelere dalıyordu. Mücahid&#8217;in Kur&#8217;an ile dostluğu biz İmam Hatip Lisesindeyken başladı. Bu yolda yardımcı olacağını inandığı ders halkalarına katıldı. &#8220;Arkadaşlar zulmün son bulması için Allah yolunda, malımızla ve canımızla cihad etmeliyiz.&#8221; derdi. </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong>Dava arkadaşlarından birine Mücahid dendiğinde ağzından şu kelimeler dökülüyor:</strong> </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid, dünyanın değişik bölgelerinde müslümanlara yapılan zulmü ve müslümanların zulme karşı verdikleri cihadı yakından takip ederdi. Rus zulmünün yüzyıllardır hüküm sürdüğü Çeçenistan&#8217;ın anlamı O&#8217;nun için çok farklıydı. Rus zulmüne karşı verilen cihadda şehid olan arkadaşları olmuştu. Mücahid&#8217;e cihadı ve şehadeti Çeçen Cihadı öğretti desek abartmış olmayız. Arkadaşlar, iman, davet ve cihad bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Biz eğer ki iman ettikten sonra davet ve cihad görevimizi yerine getirmezsek imanımızdaki samimiyetimiziden söz edilemez. dediğini hiç unutmayacağım. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Öğrenci evlerine bir ilim yuvasına çevirmişlerdi. Davası için tebdir peşinde koşanların aksine bu yola malını ve canını adayan kardeşlerin yaptığı çalışmalar O&#8217;nun içindeki cihad ve şehadet aşkını daha da alevlendirmişti. Davet ve cihad için çalışmadan geçen bir günü yok gibiydi. Şehadetten bahsederken çoğu zaman boğazı düğümlenir, gözleri yaşla dolardı. Cihad etmeye 5.5 sene önce karar vermişti. Geceleri yaptığımız yürüyüşlerde cihad ve şehadetten bahsederdi. Cihad meydanında daha aktif olabilmek için koşmak, yüzmek gibi kondisyonunu artıracak sportif faaliyetleri yapmaya çalışırdı.? </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Bir arkadaşı Mücahid&#8217;in cihad meydanına gitmek için her şeyin hazır olduğunu ve birkaç güne kadar yola çıkacağının haberini aldığında sevincinden yerinde duramaz olduğunu, Allah&#8217;ın O&#8217;nun yüzündeki nûr&#8217;u artırdığını ve Mücahid&#8217;in yüzüne eskisi gibi bakamadıklarını, yüzünün haya edilecek bir güzelliğe söylüyorlar. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Cephedeki mücahid arkadaşları, henüz 19&#8242;unda Firdevs&#8217;e varis olan yiğidimizi haya, ahlâk ve takvaya bürünmüş bir güzel olarak tarif ediyorlar. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid&#8217;in öğrencilerinden biri, Mücahid şehid olduktan sonra gördüğü bir rüyayı şöyle anlatıyor. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Hocamı rüyamda gördüm. Elinde uzun bir liste vardı. İçinde şehidlerin isimleri yazılıydı. Beşinci sırada hocamın ismini gördüm. </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong>Şehadeti: </strong></font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid&#8217;in şehadetine tanık olan arkadaşı anlatıyor. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">&#8220;Bismillahirrahmanirrahim </font></p>
<p><font face="Century Gothic">O hayatının baharında şehadeti kazanan yiğit bir gençti. O, Rabbinin cennetine aşıktı&#8230; Rabbi?de O&#8217;nun isteklerini kabul etti ve O&#8217;nu şehidlerin mertebesine çıkardı. Bu asil genci nasıl anlatacağımı bilemiyorum. O&#8217;nu anlatırken aciz kalsam da anlatmaya çalışacağım. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">&#8220;Ben bugünleri çok bekledim. Bugüne kadar sırtüstü çok yattım. Bugün ecir alma ve cennet için yatırım yapma zamanı&#8221; derdi. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Vallahi, O&#8217;nu, uzak-yakın hiçbir iş için üşengeçlik yaparken görmedim. O, Allah Rasulunun şu hadisi hep tekrarlardı. &#8220;Allah yolunda tozlanan ayağa cehennem ateşi değmeyecektir.&#8221; </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid&#8217;i ya cephane taşırken, ya sığınak kazarken, ya da mücahidleri gıda ve su taşırken görürdük. O, kendisinin boşa geçecek vaktinin olmadığına şartlandırmıştı. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">21 Ağustos&#8217;ta, tedavi için giden emirimiz Bilal ile gelmişti. Mücahid aramıza gelişinden bir ay sonra, emirimiz Bilal ile bir operasyona katıldı. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid, 2003&#8242;ün Ramazan ayının 27. gecesini nöbette geçirmişti. Sabah 8:30 sıralarıydı. Sığınakta kimimiz Kur&#8217;an okuyor, kimimiz ibadetle, kimimizde günlük işleriyle meşgul oluyordu. Nöbetçi; Rusların etrafımızı sardığını ve saldırıya geçmek üzere olduklarını haber verdi. Hemen hazırlandık. Fakat Ruslar saldırıya başlamışlardı. Emirimiz Bilal, sığınaktan çıkar çıkmaz vurularak şehid oldu. Dışarıya çıkanlar iki-üç saniyede şehid oluyorlardı. Sığınağın önünde bir metrelik bir çukur kazmıştık. Dışarı çıkıp ateş ederek o çukura atlamayı düşündüm ve atladım. Bacağımdan ve yanağımdan hafif şekilde yaranlanmıştım. Benden sonrada Mücahid, benden tarafa doğru gelmeye başladı. Çukura tam atlarken diz kapağına büyük bir kurşun isabet etti. O?nu çukurun içine çektim ve çatışmaya oradan devam ettik. Mücahid&#8217;in dizkapağına isabet eden kurşun O&#8217;nu ağır bir şekilde yaralamış ve dizkapağı arka tarafa doğru kırılarak dönmüştü. Ruslarla aramızdaki çatışma devam ederken, Mücahid&#8217;in alnına bir kurşun daha isabet etti. O anda Rabbine ve özlemini duyduğu şehadete kavuştu. O ve diğer kardeşler Kadir gecesinin sabahı şehid düştüler. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Mücahid, çok takvalı, cesur bir gençti. O hepimizden yaşça küçük olmasın rağmen davranışlarıyla bize örnek oluyordu. Yaşına oranla Kur&#8217;an ve Hadis bilgisi çok iyiydi. Akşamları Kur?an ve hadis dersleri verirdi. Rabbim, O&#8217;nu Firdevs&#8217;i A&#8217;la&#8217;da ağırlasın inşaAllah. Elazığlı Bilal kardeşin emirlik yaptığı, benim ve Mücahid&#8217;in içinde bulunduğu grup, Allah&#8217;ın dinin üstün tutmak için, malı ve canı ile farklı ülkelerden gelen 14 yiğitten oluşuyordu. Bu gruptan şehid olamayan tek kişi benim. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">O, peygamberin de dediği gibi, &#8220;Az zamanda çok iş yapan&#8221; birisiydi. Aramıza katılalı 4 ay olmuştu. </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong>Ağabeyi:</strong> </font></p>
<p><font face="Century Gothic">&#8220;Kardeşim Mücahid, Ramazan ayının 27. günü yani Kadir gecesinin sabahı 10:00 sularında şehid olmuş. Annem, kardeşimin şehid olduğu sıralarda bir rüya görmüş. Kur&#8217;an okuduktan sonra uyku basıyor. O an rüyasında Mücahid, ayakları bembeyaz nurlar içinde anneme doğru yürüyor. Daha sonra öğrendiğimize göre Mücahid, ayağından yara alarak şehid olmuş.&#8221; </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><img border="0" src="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid01.jpg" /> </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><img border="0" src="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid02.jpg" /> </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><img border="0" src="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid03.jpg" /> </font></p>
<p><font face="Century Gothic"><strong>VASİYETİ</strong> </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Euzu billahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim? </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Elhamdulillahi rabbil a&#8217;lemin vessalatü vesselamu a&#8217;la Muhammed </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Hamd olsun Allah&#8217;a ki, bize İslâm nimetini bahşetti. Bizleri Karanlıklardan nur&#8217;a çıkaran Allah&#8217;a hamd olsun. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Elhamdulillah ki, Rabbimiz bize İslâm&#8217;ı, O&#8217;nu yaşamayı, Allah&#8217;a kulluk etmeyi,, peygamberi önder seçmeyi nasip etti. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">İsmim Mücahid, yaşım 19. Bende bir zamanlar Türkiye&#8217;deki gençler gibi, gezen, oynayan, hayallere dalan biriydim. Rabbim, bana 15 yaşımda hidayet nasip etti Elhamdulillah. Kur&#8217;an okumaya, Peygamberi tanımaya başladım. Tabi ki, peygamberi tanımakla, Allah?ı tanımakla bu işin biteceğini zannetmiyorum. Muhakkak ki Allah yolunda bir şeyler yapılmasının gerektiğine inandım. Ve benim Kur&#8217;an&#8217;dan öğrendiğim, Peygamber (s.a.v.)den öğrendiğim şey buydu. Muhakkak ki, bir şeylerin yapılması gerekiyordu. Allah yolunda çaba göstermemiz gerekiyordu. Allah bizden Kur&#8217;an&#8217;da, O&#8217;nun yolunda cihad etmemizi, O?nun yolunda kanımızı akıtmamızı istiyor. Peygamber (a.s.)da bize cihadın faziletlerini anlatıyor. Bende bundan yola çıkarak Allah yolunda cihad etmeye, Allah yolunda savaşmaya niyet ettim. Ve Rabbim bana Elhamdulillah, 4 sene de olsa beklememe rağmen kendi yolunda cihad etmeyi nasip etti. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Kişinin iyilik yaptığında cennete gideceğini, kötülük yaptığında cehenneme gideceğini Allah bize, Kur?an?da söylüyor. Ve Allah öyle bir grup anlatıyor ki Vakıa Suresinde, önde gidenlerden bahsediyor. O önde gidenler her zaman başı çeken insanlardır. O önde gidenler Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. Biz İslâm&#8217;ı seçen müslümanlar olarak gerek medyadan, gerekse çevremizden aldığımız duyumlarla müslümanlara yapılan zulümleri gördük. Bazı gazetelerden, televizyonlardan seyrettik. Filistin&#8217;de, Çeçenistan&#8217;da, Keşmir&#8217;de ve dünyanın çeşitli bölgelerinde müslümanlara yapılan zulümleri gördük ve bunların bir an önce önlenmesi, adaletin sağlanması ve Allah-u Teala&#8217; nın Nisa Suresinde buyurduğu gibi, (Nisa 75) savaşmamız gerektiğini anladım. Elhamdulillah ki, Allah bize bu bilinci verdi. Allah yolunda cihad etmeye 4 yıl önce karar vermiştim. Niyet ettim, dua ettim Elhamdulillah Rabbim, dualarımı kabul etti. Ve Rabbim bana görünmez ordularını indirdi, Elhamdulillah ki yolum açıldı. Tabiri caizse cennetin vizesi olan Allah yolunda cihadı nasip etti. Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın ve kendi yolunda şehid olmayı, cennetine girmeyi nasip etsin. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Kardeşlerime vasiyetim. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">Sabırlı olsunlar, geride kaldık diye üzülmesinler, dualarında ısrarlı olsunlar. Peygamberimizin bir hadisi var. &#8220;Kul benim duam kabul edilmedi demeden önce Allah O?nun duasını muhakkak kabul eder&#8221; . Elhamdulillah, Allah bana bunu gösterdi. </font></p>
<p><font face="Century Gothic">İnşallah geride kalan kardeşlerim bana dua ederler, ben de onlara dua edeceğim. Rabbim hepimizi cennetinde, Peygamber (as.)in etrafında, sıddıklarla, salihlerle ve şehidlerle beraber oturmayı, muhabbet etmeyi ve cennette sefa sürmeyi nasip eder inşaAllah. </font></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/74/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/74/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/74/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=74&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/13/sehid-mucahid-sener/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid04.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid05.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid01.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid02.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.kudusyolu.com/resim/dosya/mucahid03.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Demiş ki :</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/13/demis-ki/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/13/demis-ki/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jul 2007 13:14:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söz Kalbe Dokununca : Söz İncileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/07/19/demis-ki/</guid>
		<description><![CDATA[ 28 Cemaziyülâhir 1428 /Cuma Edepli davranmakta gevşeklik gösteren kimse  sünnetlerden mahrumiyet ile cezalandırılır. Sünnetleri edâda gevşeklik gösteren kimse bir gün gelir, farzlardan mahrûm bırakılır. Farzlarda gevşeklik gösteren kimsenin akıbeti ise marifetten mahrûm kalmaktır.  Abdullah bin Mübârek<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=73&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> 28 Cemaziyülâhir 1428 /Cuma</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Edepli davranmakta gevşeklik gösteren kimse  sünnetlerden mahrumiyet ile cezalandırılır. Sünnetleri edâda gevşeklik gösteren kimse bir gün gelir, farzlardan mahrûm bırakılır. Farzlarda gevşeklik gösteren kimsenin akıbeti ise marifetten mahrûm kalmaktır.</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Abdullah bin Mübârek</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/73/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/73/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/73/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=73&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/13/demis-ki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Üç Aylar Yaklaşırken&#8230;</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/12/uc-aylar-yaklasirken/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/12/uc-aylar-yaklasirken/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jul 2007 06:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslâm'ı Yaşayabilmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/07/19/uc-aylar-yaklasirken/</guid>
		<description><![CDATA[27 Cemaziyülâhir 1428/ Perşembe Şuhûr-ı selâse diye  şöhret bulmuş bazı rivayetlerde haram ayların (Zilkade,Zilhicce,Muharrem,Receb) en faziletlisi sayılan şehr-i Receb&#8217;i de  bünyesinde barındıran üç aylar geliyor. Türkiye&#8217;de M. 16 Temmuz 1 Receb iken Suudî Arabistan ve bazı Körfez ülkelerinde 1 Receb, 15 Temmuz&#8217;dur. (http://prayer.al-islam.com/convert.asp?l=trk adresinden bakabilirsiniz)<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=72&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img src="http://zilzal.files.wordpress.com/2007/07/ucaylar.jpg?w=614" alt="ucaylar.jpg" /></p>
<p align="center">27 Cemaziyülâhir 1428/ Perşembe</p>
<p align="center">Şuhûr-ı selâse diye  şöhret bulmuş bazı rivayetlerde haram ayların (Zilkade,Zilhicce,Muharrem,Receb) en faziletlisi sayılan şehr-i Receb&#8217;i de  bünyesinde barındıran üç aylar geliyor. Türkiye&#8217;de M. 16 Temmuz 1 Receb iken Suudî Arabistan ve bazı Körfez ülkelerinde 1 Receb, 15 Temmuz&#8217;dur. (<a href="http://prayer.al-islam.com/convert.asp?l=trk">http://prayer.al-islam.com/convert.asp?l=trk</a> adresinden bakabilirsiniz)</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/72/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/72/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/72/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=72&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/07/12/uc-aylar-yaklasirken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://zilzal.files.wordpress.com/2007/07/ucaylar.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ucaylar.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>6 Yaşındaki Muhammed Türkiye&#8217;nin En Küçük Hafızı (Maşaallah)</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/30/6-yasindaki-muhammed-turkiyenin-en-kucuk-hafizi-masaallah/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/30/6-yasindaki-muhammed-turkiyenin-en-kucuk-hafizi-masaallah/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2007 15:35:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat ve Ayna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/06/30/6-yasindaki-muhammed-turkiyenin-en-kucuk-hafizi-masaallah/</guid>
		<description><![CDATA[15 Cemaziyülâhir 1428 /Cumartesi 6 yaşındaki Muhammet Türkiye’nin en küçük hafızı. Sakarya’da 4 yaşında Kur’an-ı okumayı öğrenen ve hatmeden Muhammed Serdar Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek 6 yaşında hafızlık ünvanı aldı.   SAKARYA / ADAPAZARI (CİHAN)   Sakarya Üniversitesi İlahıyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ali Erbaş, Fatih Camii İmam- Hatibi hafız Osman Şahin, İstanbul Süleymaniye Camii İmam-Hatibi hafız Ekrem [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=63&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img border="0" width="200" src="http://www.imagefilez.com/out.php/i121408_kucukhafiz.jpg" height="195" /></p>
<p align="center">15 Cemaziyülâhir 1428 /Cumartesi</p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">6 yaşındaki Muhammet Türkiye’nin en küçük hafızı. </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Sakarya’da 4 yaşında Kur’an-ı okumayı öğrenen ve hatmeden Muhammed Serdar Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek 6 yaşında hafızlık ünvanı aldı. </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">SAKARYA / ADAPAZARI (CİHAN)<br />
</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Sakarya Üniversitesi İlahıyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ali Erbaş, Fatih Camii İmam- Hatibi hafız Osman Şahin, İstanbul Süleymaniye Camii İmam-Hatibi hafız Ekrem Nalbant, Sakarya Müftüsü Sinan Cihan ve meyhur hafız Emin Saraç’ın sınavından da başarıyla geçen Muhammet Serdar Cevherli Türkiye’nin en küçük hafızı oldu.</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Aynı zamanda Sakarya İmam-Hatip Lisesi Müdürü Ziya Cevherli’nin oğlu olan Muhammed Serdar, Hendek İkramiye Köyü’nde düzenlenen hafızlık cemiyetine katıldı. Heyet önünde istenilen yerden Kur’an-ı Kerim’i ezbere okuyan küçük Muhammed büyük takdir topladı. Kendisi de hafız olan baba Ziya Cevherli, annenin de hafız olduğunu belirterek, “Muhammed’e 4 yaşında Kur’an-ı okumayı öğrendi ve aynı yaşta hatmetti. Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeyi de çok istiyordu. Ancak biz 6 yaşına kadar bekledik. 6 yaşına girince anne ve benim gözetimimde ezber yapmaya başladı. Ailenin dışında birine karşı sorumluluk duygusu oluşması sebebiyle hafız Yahya Burnaz da ilgilendi. Günde 6 -7 sayfayı çok rahat ezberleyebiliyordu. Ancak biz bunu 2 -3 sayfa ile sınırlı tuttuk. Evde evcilik oynar gibi eğlenceli bir şekilde ezber yaptı. 6 yaşını bitirmeden hafız oldu ” dedi.</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">DİYANET’TEN BELGE VERİLECEK </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></strong><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Ailede çok hafız olduğunu ifade eden Cevherli, liseye giden diğer 2 çocuğunun da Kur’an-ı Kerim’i hatmettiğini ve derslerinde de gayet başarılı olduğunu vurguladı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 6- 7 Ağustos 2007 tarihinde yapacağı hafızlık sınavına küçük Muhammed’ in de katılacağını ve resmen ‘hafızlık belgesi’ alacağını ifade eden Cevherli duygularını şöyle dile getirdi: “Bir baba olarak çok mutluyum. Oğlumuzun hafız olması bize inanılmaz bir huzur ve sevinç veriyor. Bu duyguyu tarif edemiyorum. Ben, babam, babamın babası ve geçmiş kuşak hep hafız. Muhammed bu güzel aile geleneğini sürdürüyor. Hayatta bundan daha güzel bir şeye sahip olmak mümkün değil.”</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><font size="+0">09.06.2007 / <a href="http://www.yenisafak.com.tr/yurthaberler/?t=15.06.2007&amp;c=30&amp;i=49702&amp;6/ya%C5%9F%C4%B1ndaki/Muhammet/T%C3%BCrkiyenin/en/k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk/haf%C4%B1z%C4%B1">Yeni Şafak</a></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/63/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/63/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/63/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/63/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=63&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/30/6-yasindaki-muhammed-turkiyenin-en-kucuk-hafizi-masaallah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.imagefilez.com/out.php/i121408_kucukhafiz.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>عَبَسَ</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/%d8%b9%d9%8e%d8%a8%d9%8e%d8%b3%d9%8e/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/%d8%b9%d9%8e%d8%a8%d9%8e%d8%b3%d9%8e/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 12:50:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an-ı Mucizu'l-Beyan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/%d8%b9%d9%8e%d8%a8%d9%8e%d8%b3%d9%8e/</guid>
		<description><![CDATA[9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428 /Cumartesi عَبَسَ –80 بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ عَبَسَ وَتَوَلَّى 1 أَن جَاءهُ الْأَعْمَى 2 وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى 3 أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ الذِّكْرَى 4 أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَى 5 فَأَنتَ لَهُ تَصَدَّى 6 وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّى 7 وَأَمَّا مَن جَاءكَ يَسْعَى 8 وَهُوَ يَخْشَى 9 فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّى 10 كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=59&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428 /Cumartesi</p>
<p><font face="Courier New"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/%d8%b9%d9%8e%d8%a8%d9%8e%d8%b3%d9%8e/"><img src="http://img.youtube.com/vi/-oeDQUytiGY/2.jpg" alt="" /></a></span></font></p>
<table border="0" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<td>
<table width="105%" style="background-image:url('sureler/sure_baslik.jpg');background-repeat:repeat-y;">
<tr>
<td>
<p align="right" style="margin-left:15px;"><font color="#0000ff"><strong>عَبَسَ </strong></font></p>
</td>
<td>
<p style="margin-right:30px;"><font color="#0000ff">–80</font></p>
</td>
</tr>
</table>
<p align="right" style="font-size:28px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">عَبَسَ وَتَوَلَّى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>1</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">أَن جَاءهُ الْأَعْمَى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>2</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>3</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ الذِّكْرَى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>4</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>5</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فَأَنتَ لَهُ تَصَدَّى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>6</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>7</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَأَمَّا مَن جَاءكَ يَسْعَى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>8</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَهُوَ يَخْشَى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>9</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّى</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>10</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>11</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فَمَن شَاء ذَكَرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>12</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فِي صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>13</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>14</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">بِأَيْدِي سَفَرَةٍ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>15</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">كِرَامٍ بَرَرَةٍ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>16</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">قُتِلَ الْإِنسَانُ مَا أَكْفَرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>17</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>18</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>19</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>20</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">ثُمَّ أَمَاتَهُ فَأَقْبَرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>21</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">ثُمَّ إِذَا شَاء أَنشَرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>22</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَا أَمَرَهُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>23</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فَلْيَنظُرِ الْإِنسَانُ إِلَى طَعَامِهِ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>24</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">أَنَّا صَبَبْنَا الْمَاء صَبًّا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>25</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">ثُمَّ شَقَقْنَا الْأَرْضَ شَقًّا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>26</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فَأَنبَتْنَا فِيهَا حَبًّا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>27</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَعِنَبًا وَقَضْبًا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>28</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>29</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَحَدَائِقَ غُلْبًا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>30</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَفَاكِهَةً وَأَبًّا</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>31</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">مَّتَاعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>32</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">فَإِذَا جَاءتِ الصَّاخَّةُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>33</strong></p>
</td>
</tr>
</table>
<table border="0" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>34</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>35</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>36</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">لِكُلِّ امْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>37</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>38</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>39</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>40</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>41</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="5" colSpan="2">
<table border="0" cellPadding="0">
<tr>
<td height="1" width="350"></td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td vAlign="top">
<p align="right" style="font-size:24px;line-height:35px;margin-right:5px;font-family:Shaikh Hamdullah Basic;">أُوْلَئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ</p>
</td>
<td vAlign="top">
<p style="font-size:11px;margin-right:5px;"><strong>42</strong></p>
</td>
</tr>
</table>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/59/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/59/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/59/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=59&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/%d8%b9%d9%8e%d8%a8%d9%8e%d8%b3%d9%8e/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Suretu&#8217;l-Abese Hakkında : 2</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-2/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 12:31:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an-ı Mucizu'l-Beyan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-2/</guid>
		<description><![CDATA[9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428 / Cumartesi  ‘ABESE VE TEVELLÂ’ İFADELERİNİN MUHATABI KİMDİR? Doç. Dr. Yener ÖZTÜRK  (Dicle Üniv. İlahiyat Fak. Öğrt. Üyesi) Kur’ân &#8220;Sen yüce bir ahlak üzerindesin&#8221; buyurarak tarif ettiği bir Peygamber’in, kendisinden bir şeyler dinlemek için saygıyla meclisine koşarak gelen bir mümine –üstelik a’ma olmaması cihetiyle şefkate ziyadesiyle muhtaç ve müstehak birisine – yüz [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=58&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428 / Cumartesi </span></strong></p>
<p align="center" style="text-align:center;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">‘ABESE VE TEVELLÂ’ İFADELERİNİN MUHATABI KİMDİR?</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></p>
<p align="center" style="text-align:center;"><font color="#cc0000"><span class="renk101"><span><strong>Doç. Dr. Yener ÖZTÜRK </strong><font color="#000000"> </font></span></span></font></p>
<p align="center" style="text-align:center;"><font color="#000000"><span class="renk101"><span></span></span></font></p>
<p><font color="#cc0000"><span class="renk101"><span><font color="#000000">(Dicle Üniv. İlahiyat Fak. Öğrt. Üyesi)</font></span></span></font><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><strong><font color="#cc0000"><br />
<hr SIZE="2" noShade="true" width="100%" align="center" /></font></strong></span></p>
<p></span></p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" style="width:100%;" class="MsoNormalTable">
<tr>
<td style="background-color:transparent;border:#ece9d8;padding:1.5pt;">
<p style="margin:0;" class="MsoNormal"><em><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Kur’ân &#8220;Sen yüce bir ahlak üzerindesin&#8221; buyurarak tarif ettiği bir Peygamber’in, kendisinden bir şeyler dinlemek için saygıyla meclisine koşarak gelen bir mümine –üstelik a’ma olmaması cihetiyle şefkate ziyadesiyle muhtaç ve müstehak birisine – yüz ekşitip sırtını çevirmesi mümkün gözükmemektedir.</span></em><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal">Yüzünü ekşitip sırtını çeviren kimdir? Dünden bugüne bu ayetle ilgili olarak yapılan yorumların büyük çoğunluğuna göre, bu ifadelerle Hz. Peygamber (s.a.s) kastedilmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla, Musa Cârullah (ö.1949), M. Huseyn et-Tabatabaî (ö. 1981) ve Fethullah Gülen hocaefendi bu iki ifadeyle kastedilenin, Hz. Peygamber olamayacağını ve bu fiillerin muhatabının kibir ve istiğna içinde inkarında direnen, Kureyş’in önde gelen müşriklerinden birisi olduğunu belirtmişlerdir. (Bkz., M. Carullah, Kitabu’s-Sunne, s. 42; Tabatabaî, el-Mîzan fî Tefsiri’l-Kur’ân, XX, 199-202; F. Gülen, Sonsuz Nur, II, 209-215.)<br />
Surede yer alan abese ve tevellâ ifadelerinin muhatabının neden Peygamberimiz olamayacağını beş farklı açıdan ele alıp değerlendirmeğe çalışacağız:</p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal"><strong>1. Efendimiz’in (s.a.s.) Yüce Ahlakı İtibarıyla</strong></p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal">Her şeyden önce Kur’ân’ın “Sen yüce bir ahlak üzerindesin” (Kalem, 68/4.) buyurarak tarif ettiği bir Peygamber’in, kendisinden bir şeyler dinlemek için saygıyla meclisine koşarak gelen bir mümine -üstelik a’mâ olması cihetiyle şefkate ziyadesiyle muhtaç ve müstehak birisine- yüz ekşitip sırtını çevirmesi mümkün gözükmemektedir.</p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal"><strong>2. İlk İki Ayeti Takip Eden Cümlenin Tabi olduğu Gramer Açısından </strong><br />
Bu başlık altında surenin 3. ve 4. ayetini dilbilgisi kuralları ve anlam bütünlüğü açısından değerlendireceğiz.<br />
Biz, burada surenin <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يُدْرِيكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">لَعَلَّهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَوْ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَذَّكَّرُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">فَتَنْفَعَهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الذِّكْرَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ayetleriyle ilgili olarak, son derece basit, ancak şimdiye kadar gözden kaçmış önemli bir hususa dikkat çekmek istiyoruz. Şöyle ki bu ayette geçen </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يُدْرِي</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> fiili, “ </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَدْرى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ” fiilinin muzarisi olup, ‘bildirmek, haber vermek’ gibi anlamlara gelir. Müteaddî bir fiil olması sebebiyle de iki mef’ûl alır. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَدْرَاكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَوْمُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الدِّينِ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ‘Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?’ (İnfitar, 17/82) ayetinde görüldüğü gibi.<em><span style="color:#339966;font-family:'Century Gothic';">Bu surede Hz. Peygamberin (s.a.s) Allah tarafından dikkatinin çekildiği açıktır. Ancak, bu duruma sebep olan husus, iddia edildiği gibi, O&#8217;nun, bulunduğu meclise kendisinden yararlanmak için gelen a&#8217;mâya (Abdullah İbn Ümmi Mektum&#8217;a) karşı, sergilemiş olduğu zannedilen bir yüz ekşitme ve sırt çevirme değildir.</span></em> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
Dikkat edilirse ‘edrâ’ fiili burada iki meful almıştır. Birincisi ‘sana’ anlamındaki <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">كَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> zamiridir. Diğeri ise cümle halindeki </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَوْمُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الدِّين</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> kısmıdır. Tabiatıyla bu fiilin özelliği, üzerinde durduğumuz ayet için de geçerlidir. Yani bu ayette de </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">كَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> zamiri yine birinci mefuldür. İkinci meful ise </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">لَعَلَّهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَوْ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَذَّكَّرُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">فَتَنْفَعَهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الذِّكْرَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> cümlesidir. İzahına çalıştığımız bu durumdan hareketle ayete verilmesi gereken meal şöyle olmalıdır: “(Ey Nebi), onun belki arınacağını yahut alacağı öğüdün kendisine bir yarar sağlayacağını sana ne/kim bildirdi?” (İnfitar, 82/17) Nitekim Kadî Beyzavî, bu ayetle ilgili olarak kabul edilen görüşü aktardıktan sonra, ikinci bir tevcihten bahseder. Bu tevcihe göre, </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يُدْرِيكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">لَعَلَّهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ayetinin, ‘lealle’ kelimesinde geçen zamir, ‘kafir’ kişiye raci olup Hz. Peygamber’e şu mesaj verilir: ‘Ey Nebi, o kafirin kendini İslam ile arındıracağını veya senden alacağı öğütten yararlanacağını ummaktasın/beklemektesin. Umup beklediğin bu sonucun gerçekleşebileceğini sana ne/kim bildirdi? (ve ma yudrike..?) (Bkz. el-Beyzavî, Envaru’t-Tenzîl, IV, 524) </span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
Şarih Şeyhzâde, Beyzavî’nin bu ikinci tevcihindeki ‘ma yudrike?’ kalıbının “lâ yudrike şey’un” anlamında olduğunu belirtir (Aynı yer). Beyzavî’nin tefsirinde ‘ve kîle..’ şeklinde yer alan bu tevcih hariç, görebildiğimiz kadarıyla tefsirlerimizde -edrâ fiili için düşünülmesi gereken ikinci mefulün dikkate alınmasıyla yapılmış- başka bir yoruma rastlamış değiliz.<br />
Durum böyle iken, aynı zamanda birer dil uzmanı olan müfessirlerimiz bu hususu gözetmeksizin zorlamalı farklı bir tercihe neden başvurmuşlardır? Bizce bunun sebebi, onların ‘abese’ ve ‘tevellâ’ fiilleriyle kastedilen kişinin ‘Hz. Peygamber olduğu’ ihtimalini, aksini düşünmeyecek şekilde kabullenmiş olmalarıdır. Böyle bir ön kabul ise, onları bu cümlenin anlamıyla ilgili olarak zorlamalı tercümelere sevketmiştir; iki mef’ûlüyle birlikte tek bir cümle olarak düşünülüp tercüme edilmesi gereken ayeti, zorunlu olarak iki ayrı cümle şeklinde ele almışlardır. Buna bağlı olarak –İbn Ümmi Mektum kastedilerek- ayete, ‘Ne bilirsin, belki de o arınacak, yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.’ veya ‘Onun halini sana kim bildirdi! Belki de o temizlenecek…’ şeklinde anlamlar vermişlerdir.<br />
Böyle bir tevcihte ‘ve ma yudrîke?’ cümlesindeki edrâ fiilinin mef’ûlü mahzuf olarak düşünülmektedir. Buna göre cümleye kaçınılmaz olarak bilinen meal verilmektedir: ‘Ey Nebi, gelen a’mânın durumunu/akıbetini sana ne bildirdi? Ne bilirsin belki de o arınacak…..’ Muhyiddin Derviş, İ’râbu’l-Kur’âni’l-Kerîm adlı tefsirinde, bu cümlenin her iki ihtimal açısından da irabını yapmaktadır. Hatta o irabında önceliği bizim tercih ettiğimiz tevcihe (yani edrâ fiilinin iki mefulüyle birlikte düşünülmesini gerekli kılan tevcihe) vermektedir. Ancak, buna rağmen o da yorumlarını genel kabul istikametinde yapmaktadır. Şu kadar ki M. Derviş, -ilgili ayetlerin tefsirinin sonunda- Şerif Murteza’nın ‘yüz asıp sırt çevirmek Efendimiz’ in düşmanlarına karşı bile göstermediği sıfatlardır, nerde kaldı ki o bu tavırları dinini öğrenmek için gelen birisine karşı sergilemiş olsun’ cümlesini hatırlatmak suretiyle ‘yüzünü asan ve sırtını çevirenin’ müşrik kişi olabileceği ihtimaline kapıyı açık tutmuş görünmektedir. (Bkz., M. Derviş, İ’râbu’l-Kur’ân, X, 375-377.)<br />
Biz, bu ayete bu şekilde meal verilmesinin isabetli olamayacağını, bir sonraki ‘surede yer alan bazı karineler açısından’ başlığı altında ayrı bir açıdan yeniden ele alacağız.<br />
Surenin, 3. ve 4. ayetleriyle ilgili durum açıklık kazandıktan sonra şimdi ilk iki ayete tekrar geri dönelim. Burada <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَبَسَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَتَوَلَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَن</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">جَاءهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الْأَعْمَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ayetiyle ilgili iki ihtimal söz konusudur: 1. Gerek ‘abese’ ve ‘tevallâ’ fiillerinin tahtında müstetir iki gaib zamir, gerekse ‘câe’ fiiline bitişik ‘ </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">هُُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ’ zamiri Hz. Peygamber’e racidir. 2. İlgili zamirler, müstağni/kibirli müşrik kişiye racidir. </span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
Şimdi sırasıyla bu ihtimaller üzerinde duralım. Birinci ihtimali dikkate aldığımızda ayetin anlamı şöyle olacaktır: “Yanına a’mâ (biri) geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp sırtını döndü.” Meal olarak tercih edilen böyle bir yaklaşım, –surenin 3. ve 4. ayetlerinin gramatik yapısı açısından anlamını dikkate aldığımızda- geçerliliğini yitirmiş olmaktadır. Diğer taraftan bu şekil bir tercümede, surenin muhatabının Hz. Peygamber olduğu hususu unutulmuş bulunmaktadır. Burada demek istediğimiz şudur ki, madem ki bu sure, İbn Ümmi Mektum’dan ötürü Hz. Peygamber’in dikkatini çekmek için indirilmiştir, o zaman ilk ayetlerde de Hz. Peygamber’in –ğaib sigasıyla değil de- doğrudan muhatap alınmış olması gerekmez miydi? Yani, iddia edildiği gibi, eğer, yüz ekşitip sırt çeviren Hz. Peygamber ise, o zaman ifadenin ‘Ey Nebi, sana bir a’mâ geldi diye yüzünü ekşittin ve sırtını çevirdin…’ şeklinde başlaması gerekmez miydi? Kur’ân’ ın hikmetli ve mübîn üslubuyla da örtüşen böylesi değil midir? Bu noktada ilgili sorularımıza cevap mahiyetinde birisi şöyle diyebilir: ‘Kur’ân’ın böyle gaibden muhataba geçişi (iltifatı) vardır.’<br />
Bizce Kur’ân’da zaman zaman görülen bu türden bir geçişin/iltifatın burada da söz konusu olduğunu düşünmek makul olmasa gerektir. Çünkü bunun için hikmetli ve matlup bir mananın olması gerekir, bu olmadıkça Kur’ân gaipten muhataba iltifat etmez.<br />
İkinci ihtimali dikkate aldığımızda ise, ilk iki ayetin anlamı şöyle olacaktır: “O (kibirli müşrik), yanına a’mâ (biri) geldi diye yüzünü astı ve sırtını dönüp gitti.” Gerek Hz. Peygamber’in yüce ahlakı, gerekse bazı delil ve karineler açısından birinci ihtimalden daha isabetli bulduğumuz böyle bir meal ile ilgili olarak burada birkaç noktaya değinmek istiyoruz:<br />
Açıktır ki a’mânın, müşrik kişinin yanına gelmesi ondan istifade etmek için değildir, zira İbn Ümmi Mektum, Peygamber’ini dinlemek için o meclise gelmiştir. Nitekim bu husus surenin “sana saygıyla koşarak varana gelince..” ayetiyle tasrih edilmiştir. Burada önemle hatırlatmak istediğimiz nokta şudur. Abdullah İbn Ümmi Mektum söz konusu meclise geldiğinde Hz. Peygamber o sırada müşriklerin büyüklerinden birisiyle ikili olarak görüşmektedir. (Bkz., Muvatta, Tefsiru’l-Kur’ân, 8; Tirmizî, Tefsiru sure (80), 1.) Öyle anlaşılıyor ki, kibrine yenik düşen bu inkarcı, maddi imkan ve konumu itibariyle fakir ve de a’mâ olan İbn Ümmi Mektum’un yanında bulunmasından rahatsız olmuştu. Zira o, kendi düşünce dünyasına göre, büyük ve çok önemli birisiydi, yanına (bulunduğu meclise) sıradan/fakir insanlar gelmemeliydi. İşte o kibirli inkarcı bu durumu bir gurur meselesi yapıp surat asmış ve sonra da sırtını dönüp oradan ayrılmıştır.<br />
Bu cümleden olmak üzere diyebiliriz ki bu surede Allah (c.c.), önce ilk iki ayetle hadiseyi bizzat yaşayan Hz. Peygamber’e, o gün müşrik kişinin sergilemiş olduğu tavrı hatırlatarak başlıyor, sonra ona hitaben “(Ey Nebi), onun belki arınacağını veya alacağı öğüdün kendisine bir yarar sağlayacağını sana ne/kim bildirdi?” buyuruyor. İlk dört ayetle birlikte tablo bir bütün olarak ele alındığında ise, Allah (c.c.), Peygamber’ine, -onu inkarcı kişi üzerindeki ısrarından vazgeçirmeye yönelik olarak- şu mesajı veriyor: (Ey Nebi, sen de bizzat gördün ki) o, kibirli inkarcı yanına a’mâ biri geldi diye rahatsız olup surat astı ve sonra da sırtını dönüp gitti. Şimdi bunu görüp bilmene rağmen, o kişinin hidayeti hususunda ümidini korumaya değer, sana, şimdi veya önceden bildirilmiş bir şey mi var ki onun üzerinde böyle ısrar ediyorsun? Ümitlenip onda ısrar etmene gerek yoktur, çünkü o, sana tabi olmaya ihtiyaç hisetmeyen bir tavır içindedir. Nitekim bu ayetlerin hemen ardından Hz. Peygambere hitaben, “<span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَمَّا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَنِ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">اسْتَغْنَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">فَأَنتَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">لَهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">تَصَدَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> (O istiğna gösterene gelince, sen ona yöneliyorsun)” denilerek bu hususa dikkat çekilir. Bu ayeti takip eden bir sonraki ayette ise, Hz. Peygamber’in, -kibrine takılıp kalan müşrik karşısında- vazife endişe ve hassasiyetiyle bir sıkıntı duymasına gerek olmadığını vurgulamak üzere </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَلَيْكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَلَّا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> (Onun arınmamasından sana ait bir sorumluluk yoktur) denilir. </span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
<strong>3. Surede Yer Alan Bazı Karineler Açısından</strong><br />
3. a. <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">ْوَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يُدْرِيكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">لَعَلَّهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَوْ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَذَّكَّرُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">فَتَنْفَعَهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الذِّكْرَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ayetindeki zamirlerin İbn Ümm-i Mektum’a raci olduğunun ileri sürülebilmesinin şu noktadan da makul olamayacağı görülmektedir. Şöyle ki; Bu zatla alakalı olarak </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَأَمَّا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَن</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">جَاءكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَسْعَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَهُوَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَخْشَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> (Sana (kalbi) haşyet/saygı içinde koşarak varana gelince..) denilmektedir. </span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></span></span></p>
<p></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
Bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki a’mâ olarak kendisine atıfta bulunulan bu zat, Hz. Peygamberin sohbetine arzulu/istekli birisidir. Bunu <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَسْعَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ifadesinden anlıyoruz. Keza, bu kişi aynı zamanda içinde haşyetin/saygının hakim olduğu birisidir. Bunu da </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَهُوَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَخْشَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> cümlesinden anlamış oluyoruz. Bu ise şu anlama gelir: A’mâ kişi, kendisine </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الذِّكْرَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> (öğüt/mesaj)’nın fayda verdiği birisidir. Bu itibarla a’mâ kişi düşünülerek, “nerden bilirsin, belki de o arınacak veya dinlediği öğüt kendisine fayda edecektir” şeklinde verilecek olan bir meal tutarlılığını yitirmiş olacaktır. Tefsirlerimizde de yer aldığı şekliyle, burada birisi itiraz mahiyetinde şöyle diyebilir: Bu, iman etmiş zatın (a’mânın) dinine ait diğer hususları da öğrenerek daha derin bir arınma ve yararlanmayı ifade eder. Bizce böyle bir yaklaşım da asla problemi çözücü bir özellik arzetmez. Zira bu tür bir yaklaşımdan hareketle verilecek olan bir meâl, Hz. Peygamberin İbn Ümm-i Mektum’a zikranın/öğüdün fayda edip etmeyeceği konusunda sanki şüphesi varmış da Allah da ona ‘bu konuda şüphen olmamalıydı, ona hemen öğüt vermeliydin’ demiştir, gibi bir tabloyu karşımıza çıkarır. Bu ise vakıaya ters düşen bir durum olur, zira, bu zat gerek ilk müslümanlardan olması, gerekse Hz. Hatice’nin dayısı oğlu olması cihetiyle, Hz. Peygamber tarafından yakından tanınma imkanı olan bir sahabiydi. (Bkz., İbn Hacer, el-İsabe, II, 523.) Yani Nebî’nin yabancı olduğu birisi değildi; yakınında olması hasebiyle hakkında şüphe taşınılamayacak bir kişi konumundaydı.</span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
3. b. Yezzekkâ fiilinin 3. ayetten sonra 7. ayette tekrarlanması da bizim için bu noktada önemli bir ipucu olmaktadır. Bu fiil ilk olarak surenin baş tarafında <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يُدْرِيكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">لَعَلَّهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ayetinde geçmektedir. İkinci geçtiği yer ise </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَلَيْكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَلَّا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ayetidir. Bu ikinci ayetteki yezekkâ fiiliyle kastedilen kişinin müşrik adam olduğu hususu şüphe götürmez bir açıklığa sahiptir. Bu da bir karine olarak bize, tekrarlanan bu fiille aynı kişi üzerinde durulmuş olma ihtimalini pekiştirmektedir. Zira bir pasajda aynı fiille, iki farklı insanın (yani hem saygı içinde Peygamber’e koşup gelen bir müminin, hem de inkarında direnen müstağni bir müşrikin) kastedilmesi, Kur’ân’ı hikmetli üslubuyla örtüşebilecek bir yaklaşım olma özelliğine sahip görünmemektedir. Hâsılı, surenin kontekstine biraz dikkatlice baktığımızda, Kur’ân’ın yezzekkâ fiilliyle aynı kişi üzerinde durduğunu rahatlıkla anlamış olacağız.</span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
<strong>4. Abese Sûresinde Geçen Fiillerin Müddessir Suresinde Yer Alan Fiillerle Karşılaştırılması </strong><br />
Bu başlık altında ise biz önce Müddessir suresinin 18-25 ayetlerini ele alarak üç hususa dikkatleri çekmeğe çalışacağız.<br />
4. a. Dikkat edilirse, Müddessir suresinde bir muannid inkarcı için kullanılan fiillerin hepsi Abese suresinde aynıyla veya müradifiyle yer almıştır. Şimdi, Müddessir suresinde geçen fiillerin karşısına Abese suresinde geçen fiilleri yazarak karşılaştıralım:<br />
<span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَبَسَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> : </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَبَسَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَبَسَر</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَتَوَلَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> : </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَدْبَرَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">اسْتَغْنَى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> : </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَاسْتَكْبَرَ</span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
Bu tablo bize, iki ayrı surede aynı anlama gelen fiillerle söz konusu edilen zatın aynı kişi olduğunu veya aynı karakterde iki ayrı kişinin olduğunu göstermektedir. Burada hangi şıkkın daha doğru olabileceği hususunda kesin bir şey söyleyememekle birlikte, kanaatimiz, aynı kişiden bahsedilmiş olmasıdır. Bu cümleden olmak üzere biz şimdi yerleşik kanaati savunanlara şu soruyu yöneltmek istiyoruz: Yüzünü ekşitti/surat astı anlamındaki ‘abese’ tabirini Kur’ân bir yerde inatçı bir kafir için kullanırken diğer yerde nasıl olur da Efendimiz için kullanır? “Kur’ân nasıl olur da birbiri ardına böyle iki fiille Habîbullah’ı anlatmış olur ve bu fiilleri O’na isnad eder? Ve yine nasıl olur da kafire geçirdiği aynı külahı bir de Efendimiz’e geçirir?” (F. Gülen, Sonsuz Nur, II, 212)<br />
Tevellâ fiili için de durum bundan çok farklı değildir. Kur’ân-ı Kerim bu fiili Hz. Musa’nın (as) sunduğu mesajları reddeden Fir’avun ve erkanının durumlarını ifade için kullanır: “<span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">فَتَوَلَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">بِرُكْنِهِ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَقَالَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">سَاحِرٌ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَوْ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَجْنُونٌ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> Firavun erkanıyla birlikte yüz çevirip ‘o bir sihirbaz veya mecnundur’ demişti.”(Zariyat, 51/39.) Gerçi bu fiil sadece Firavun için kullanılmamıştır, ancak, Kur’ân’ın bu üslup içerisindeki yaklaşımı hep Firavun karakterliler için olmuştur. Kur’ân nasıl olur da birbiri ardınca böyle iki fiille, Hz. Peygamberi anlatmış olur ve bu fiilleri ona isnad eder? Ve yine nasıl olur da Kur’ân-ı Hakîm, dine/imana karşı direnen inkarcıları nitelediği sıfatlarla dinin temsilcisi bir Peygamber’i vasfeder?<br />
4. b. Diğer taraftan bu iki sure arasında, karşılaştırılması gereken bir başka nokta daha söz konusudur. O da her iki surede de söz konusu edilen şahsın lanete/kahrolmaya müstehak bir insan olarak tanıtılmasıdır. Şöyle ki, Müddessir suresinde sözü edilen inkarcı şahsa </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">ثُمَّ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">قُتِلَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> cümlesiyle değinildikten sonra ardından onun ‘bu ancak yapıla gelen bir sihirdir; bu, ancak bir beşer kavlidir’ sözleriyle vahyî gerçekleri inkar ettiğine vurguda bulunulmaktadır. Abese suresinde ise, bu iki husus doğrudan bir cümlede dile getirilmektedir ki o da şu ayettir: </span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
<span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">قُتِلَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">الإِنْسَانُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">مَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَكْفَرَهُ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> (Kahrolası kafir insan, ne nankördür o.) Bu da gösteriyor ki, her iki surede de söz konusu edilen şahıs, aynı inkarcı kişi veya aynı karakterde iki ayrı inkarcı şahıstır. </span></span></span></span></p>
<p></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
4. c. Kur’ân’ın, tevellâ fiilini, inkarcıların durumunu yansıtan ifadelerle birlikte zikretmesi de bize onun bu üsluptaki anlam içeriğiyle ilgili bir fikir vermiş olmaktadır. Mesela, <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَبَسَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَتَوَلَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> cümlesinde görülen bu birlikte zikrediliş</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">كَذَّبَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَتَوَلَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> ve </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَدْبَرَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَتَوَلَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> şeklinde gelen (Me’aric, 70/17) ayetlerde de görülmektedir. (Ayrıca bkz., Bakara, 2/205; Taha, 20/48; Necm, 53/33; Mearic, 70/17; Ğaşiye, 88/23; Leyl, 92/16; Alak, 96/13.) Dikkat edilirse tevellâ fiili bu gibi yerlerde ‘vahyî gerçeklere ve onu tebliğ edene sırt çeviren’ anlamında kullanılmaktadır.<br />
</span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
<strong>5. Hadis Kaynaklarında Geçen İfadeler Açısından </strong><br />
Bu surenin nüzûl sebebi ile alakalı olarak tefsirlerde anlatılanları şöylece özetleyebiliriz: Hz. Peyganber Utbe b. Rabia, Ebu Cehil ve Ubeyy b. Halef gibi Kureyş’in ileri gelenleriyle oturmuş onlara, dini tebliğ ediyordu. O, tam mevzuya yoğunlaşmış, onlara bir şeyler anlatıyordu ki, gözleri görmeyen Abdullah İbn Ümmi Mektum isimli bir zat içeriye girdi ve Allah Resûlü’ne ‘ya Resûlellah beni irşad et’ dedi. O, bu sözü birkaç kere tekrar edince Hz. Peygamber sözünün kesilmesinden rahatsız olarak yüzünü döndü ve biraz evvel konuşmakta olduğu mevzuya devam etti. Allah Resulü (s.a.s.)’in bu tutumu onun uyarılmasına sebep oldu. Tefsir kaynaklarında anlatılanların hülasası bundan ibaret olmaktadır. Bazı tefsirlerde, Efendimiz’in bu hadiseden sonra İbn Ümmi Mektum’u gördüğünde ona ikramlarda bulunarak ‘merhaba ey Rabbimin beni kendisi sebebiyle itab ettiği kişi’ dediğine de yer verilir. (Mesela bkz.: Kurtubî, XIX, 138; Beyzavî, IV, 523.)<br />
Bu hadiseyi, muteber hadis kitapları içinde sadece İmam Malik’in Muvatta’ı ve Tirmizî’nin Sünen’inde görmekteyiz. Onların tahriçlerinde de olay bu şekilde sunulmamıştır. Şimdi bir mukayese imkanı vermesi için bu iki hadis kitabındaki rivayetlere yer verelim. Hişam b. Urve’nin babası yoluyla Muvatta’da yer alan rivayet şöyledir:<br />
Abese ve tevellâ, a’mâ İbn Ümmi Mektum hakkında nazil oldu. O, (bir gün) Peygamber’e (s.a.s) gelerek ‘Ya Muhammed, sana yakın olabileceğim bir yeri işaret buyur da orada oturayım (istednîni)’ dedi. O sırada Nebi’nin (s.a.s), yanında müşriklerin büyüklerinden birisi vardı. Nebî (s.a.s), ondan dönüp (i’raz) diğerine (müşrik adama) yönelerek (ikbal) şöyle diyor: ‘Ey fulanın babası, bu sana söylediklerimde bir zarar/mahzur (be’s) görüyor musun? O, (kendileri için) kan (akıtılan putların) hakkı için hayır’ dedi. İşte bunun üzerine bu sure nazil oldu. (Muvatta, Tefsîru’l-Kur’ân, 8.)<br />
Tirmizî’nin Sünen’inde tahriç ettiği rivayetteki ifadeler de bir cümlesi hariç olmak üzere hemen hemen aynıdır. Şu kadar ki, Tirmizî’nin rivayetindeki senedin başında Hz. Aişe bulunur. Şimdi Tirmizî’nin ‘garib hasen bir hadis’ olarak nitelediği rivayetine bakalım:<br />
Abese ve tevellâ, a’mâ İbn Ümmi Mektum hakkında nazil oldu. (Bu kişi) Rasulullah’a (s.a.s) gelerek ‘ya Rasulellah, beni irşad et’ dedi. O sırada Rasulullah’ın (s.a.s), yanında müşriklerin büyüklerinden birisi vardı. Rasulullah (s.a.s), ondan dönüp diğerine (müşrik adama) yönelerek şöyle diyor: ‘Sana söylediklerimde (aleyhine olabilecek) bir zarar/mahzur (be’s) görüyor musun? O, ‘hayır’ dedi. (Tirmizî, Tefsîru sûre (80) 1)<br />
İlk bakışta, tefsirlerde yer alan bilgilerin, bu iki hadis kitabında geçenlerle birkaç yönden farklılık arzettiğini görmekteyiz. Bunları maddeler halinde sıralamak gerekirse:<br />
1. Mevcut hadis rivayetlerinde yalnızca ‘Resulullah (s.a.s), ondan dönüp diğerine yönelerek şöyle diyor (du.)’ denilir. Ancak tefsirlerde, a’mâ kişinin Hz. Peygamberin sözünü kesmesiyle Nebî’nin (s.a.s) bundan rahatsızlık duyduğu (kerihe kat’a kelamihi)’ gibi bir cümleye hep vurguda bulunulur.<br />
2. Yine tefsirlerimizin birçoğunda ‘İbn Ümmi Mektum’ un, sözünü birkaç kere devam ettirdiği’ belirtilirken, söz konusu hadis rivayetlerinde böyle bir ifade görülmez.<br />
3. Bu iki rivayette, Hz. Peygamber’in ‘merhaba ey Rabbimin beni kendisi sebebiyle itab ettiği kişi’ şeklinde bir ifade yer almazken tefsirlerin bazısında bu ifadelere de yer verilir.<br />
4. Son olarak bu mukayese içerisinde hatırlatmamız gereken bir diğer önemli nokta da şudur: Tefsir kaynaklarında, bu surenin Hz. Peygamber’in a’mâya yüzünü ekşitip sırtını dönmesi sebebiyle nazil olduğu belirtilirken, gerek İmam Malik’in Muvatta’ında, gerekse Tirmizî’nin Sünen’inde bu kesinliği ortaya koyacak bir ifadeye rastlanılmaz. Her iki hadisin baş kısmında geçen cümle şundan ibarettir: Abese ve tevellâ (ile başlayan bu sure) İbn Ümmi Mektum hakkında nazil oldu. Bizim, farklılıkları sayıp dökmemizin sebebi, müfessirlerimizin iyi niyetle yapmış oldukları yorumların hadis rivayetlerindeki mevcut ifadelerle birebir örtüşmediğini göstermek içindir.<br />
Şurası gayet açıktır ki iki rivayette de surenin sebeb-i nüzulünün İbn Ümmi Mektum olduğu vurgulanmıştır. Özellikle bu rivayetlerde geçen şu iki cümle dikkat çekmektedir. Birincisi: Rasulullah (s.a.s), ondan dönüp (yu’ridu) diğerine yönelerek (yukbilu) şöyle diyor (du.) Diğeri, ‘Abese ve tevellâ (ile başlayan bu sure) İbn Ümmi Mektum hakkında nazil oldu.’<br />
<strong>a. Birinci Cümleyle İlgili Olarak: </strong><br />
1. Dikkat edilirse İmam Malik’in Muvatta’ında ‘beni irşad et veya bana Allah’ın sana öğrettiklerinden öğret’ gibi bir cümle geçmemektedir. Bu rivayette ‘istednîni’ fiili geçer. İstednâ fiil olarak, ‘birisinden, yakınında olmayı talep etmek’ anlamına gelir. (Bkz., İbn Manzur, Lisanu’l-Arab, IV, 419) Bu cümleden olarak ‘istednîni’ şeklinde rivayette yer alan ifadeyi biz, ‘beni, sana yakın oturabileceğim bir yere aldır/istet’ veya ‘bana yakınında oturabileceğim bir yeri işaret buyur’ olarak tercüme ettik. Nitekim bu kelimenin izahı sadedinde Muhammed Fuad Abdulbakî de dipnota bu anlamı düşmüştür. (Bkz., el-Muvatta, I, 180).<br />
Esasında bu zat, a’mâ olduğuna göre, geldiği mecliste onun böyle bir talepte bulunması daha makul görünmektedir. Muvatta’da geçen cümleyi bize tercih ettirici nokta şudur:<br />
Peygamberi ilk tanıyanlardan birisi olması ve de eşi vesilesiyle ona yakınlığı bulunan bir sahabi olarak İbn Ümmi Mektum, tebliğde/irşadda bulunan bir Peygamber’in konuşmasını dağıtıp ‘ya Resulellah beni irşad et’ demesi bize çok da makul gelmemektedir. Çünkü Kur’ ân-ı Kerim, birçok ayetiyle, müslümanlara Peygamberin huzurunda takınılması gereken adabı talim etmişti; onun yanına ne zaman girilecek, yanında ne kadar oturulacak ve ses tonu nasıl ayarlanacak gibi hususlar inananlara bizzat Allah tarafından öğretiliyordu, dolayısıyla Müslümanların ilklerinden olan bir sahabî’nin bunlardan habersiz olması düşünülemez. Bu itibarla bu noktada a’mâ bir sahabi için en uygun olabilecek talep, geldiği mecliste Peygamberden daha iyi istifade edebilmek için yakında oturabileceği bir yeri talep etmesidir. Burada itiraz mahiyetinde şöyle diyenler çıkabilir: ‘O son tahlilde gözü görmeyen bir kişiydi, dolayısıyla bir kısım incelikleri gözetmesi ondan beklenmemelidir.’ Bu neviden bir itiraz da tutarlı olamaz, zira gözün görmemesi, inceliklerin/hassasiyetin yokluğunu veya zayıflığını gerektirmez, bilakis bu insanların bu türden duygularının daha da gelişmiş olduğu bilinen bir vakıadır. Buna bağlı olarak hatırlatmada yarar gördüğümüz bir diğer nokta da şudur. Bu sahabî, özelliği ve idare istidadı olan biri olmalıdır ki Hz. Peygamber sonradan onu Medine’de kendi yerine birçok kere vekil bırakmayı uygun görmüştür. (Bkz., İbn Hacer, el-İsabe, II, 523.)<br />
Bu rivayetle ilgili olarak özetle ifade etmek gerekirse: Muvatta’da geçen cümlelerden ‘İbn Ümmi Mektum Hz. Peygamberin yanına geldi ve ondan talep ettiği bir şeyle sözünü kesti, Nebi de, onun, sözünü kesmesinden ötürü yüzünü ekşitip sırtını döndü’ gibi bir anlam çıkarılamaz. Bizce böyle bir anlam ta baştan abese ve tevella fiillerinin Hz. Peygambere raci olduğu ön kabulünden hareketle yapılmış olan yorumlardan ibarettir. Çünkü bu rivayette de Hz. Peygamberin yüzünü ekşittiğine ve ondan rahatsız olduğuna dair açık bir ifade mevcut değildir.<br />
2. Bu konuyla ilgili olarak Tirmizî’nin sened açısından zayıf bulunan rivayeti de esas alınsa, iddia edilen yorumlar için yine açık bir delil bulunamayacaktır. Burada da, biz, en fazlasıyla şu kadarının denebileceği kanaatindeyiz: ‘Hz. Peygamber gelip yakınında oturan a’mâ ile ilgilenemeden konuşmakta olduğu kişiye dönüp onu irşada devam etti.’ Hz. Peygamber onu tanıyor ve onun hayırlı birisi olduğunu biliyordu. Yani, bu konuda onun kendisini anlayışla karşılayabilecek birisi olduğu hususunda bir endişe duymuyordu. Şayet bu mevzuda bir endişe taşımış olsaydı, şefkat edilmeye ziyadesiyle muhtaç olan İbn Ümmi Mektum’a, müşrik zatla konuşması bitinceye kadar kendisini biraz beklemesini söylerdi. Netice olarak, bu rivayetten de ‘Peygamber yüzünü ekşitip sırtını döndü’ şeklinde bir anlam çıkarılamaz. Vurgulamağa çalıştığımız hususu özetle ifade edecek olursak: İlgili iki rivayetin ifadelerinden hareketle, ‘Hz. Peygamber, sözünü kesen İbn Ümmi Mektum’dan rahatsız olmuştur’ gibi bir sonuca gidemeyiz. Hz. Peygamberin burada a’mâdan müşrik olan kişiye yönelişinin sebebi, onun, içinde o kişi için taşıdığı ümidin sevkiyle konuyu soğutmadan, kaldığı yerden tebliğine devam etme arzusundan başka bir şey değildir. Nitekim ilk iki ayetin ardından gelen “(Ey Nebi), onun belki arınacağını yahut alacağı öğüdün kendisine bir yarar sağlayacağını sana kim bildirdi?” (Abese, 3) ayeti, Hz. Peygamber’in (s.a.s) o kişiye yönelik içinde taşımakta/korumakta olduğu ümidine işaret etmektedir.<br />
<strong>b. İkinci Cümleyle İlgili Olarak </strong></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><strong><br />
İlgili ikinci cümleyi tekrar hatırlayacak olursak: ‘Abese ve tevellâ (ile başlayan bu sure) İbn Ümmi Mektum hakkında nazil oldu. Evet, bu cümle gayet açık bir şekilde, surenin nüzul sebebinin İbn Ümmi Mektum olduğunu bildirmektedir. Ancak bunu nasıl anlamalıyız? Biz bu sebebi, -surenin başındaki ‘abese’ ve ‘tevella’ fiilleriyle kastedilenin Hz. Peygamber olduğu ön kabulünden hareketle- ‘Hz. Peygamberin, ona surat asıp sırt çevirmesi’ olarak anlamıyoruz. Bizim, gerek Hz. Peygamberin yüce/kerim ahlakından, gerekse surenin ilgili kesitinin anlam bütünlüğü ve nahvî yapısından edindiğimiz fikirden hareketle kanaatimiz şudur:</strong><strong><br />
Hz. Peygamber’in müşrik muhatabı üzerindeki ısrarı, -sözünden ve atmosferinden nasiplenmek için yanına istekle/koşarak gelen- İbn Ümmi Mektum’un bir süre bekletilmesine yol açmıştı. İşte bu durum surenin inmesine sebep olmuştu. Açıktır ki bu sureyle Hz. Peygamberin kendi seviyesinden dikkati çekilmişti; a’mâ kişinin bekletilmesine rıza göstermeyen Allah tarafından uyarılmıştı. Ancak, bu uyarı, –inkarında direnen kişinin durumunu anlatan ‘abese’ ve ‘tevellâ’ ifadeleriyle değil- şu ayetlerle yapılmıştı: “(Sen ki ey Nebi,) (hidayete) ihtiyaç hissetmeyene yöneliyorsun… Haşyet/saygı içinde koşup sana gelenle ise meşgul olmuyorsun.” (Abese, 80/5-10.)<br />
Bu ayetlerle bir taraftan Hz. Peygambere, hidayete ihtiyaç hissetmeyip inatla direnen birisi üzerinde artık ısrar etmemesi, diğer taraftan da kendisine koşarak geleni bu tip inkarcılardan ötürü bekletmemesi mesajı veriliyordu. Böylece Hz. Peygambere bu noktada takip etmesi gereken ahsen bir yol (ilahî rızaya daha uygun bir yol) gösteriliyordu. Bu bağlamda bir hususa daha açıklık getirmemiz yararlı olacaktır. Hz. Peygamberin, Kureyş’ in önde gelen bir şahsı üzerinde ısrarcı olması, onu, İbn Ümm-i Mektum’dan daha üstün tuttuğu için değildi. Hz. Peygamberin düşüncesinde ağırlığını hissettiren husus ihtimal ki şuydu: Zahirî sebepler açısından Ebu Cehil, Ebu Leheb, Utbe b. Rabia veya Velid b. Muğire gibi birisinin inanması halinde, bütün bir Mekke halkının iman etmesi muhtemeldi. O, bu mülahaza ile onların iman etmeleri için ısrarcı olmuştur. İşte bu noktada, Abese suresi’nin inzaliyle ona, ilgili muhatabın üzerinde daha fazla durmaması gerektiği bildirilmiştir.<br />
Bu çerçevede hatırlatılması gereken bizce bir diğer önemli nokta da şudur: Hz. Peygamber, ‘acaba görevimi hakkıyla ifa edebildim mi?’ türünden bir endişe taşımış olmalı ki “(Sen ki ey Nebi,) (hidayete) ihtiyaç hissetmeyene yöneliyorsun” ayetinin ardından, “onun arınmamasından ötürü, senin bir için sorumluluk yoktur: <span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">وَمَا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">عَلَيْكَ</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">أَلَّا</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">يَزَّكَّى</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">” cümlesine yer verilmiştir. Bu ayetle, onun bu konuda müsterih olması gerektiği ifade olunmuştur. Ayrıca, bu ayetlerle, böylesi muannid inkarcıları ısrarla imana teşvik etmenin zaman ve güç kaybı olacağına da işaret edilerek risalet ve tebliğ heyecanının sadece bunlara has kılınmaması istenmiştir.<br />
Bu olayı yorumlayan müfessirlerimizin hiç şüphesiz ki en birinci kaynakları hadis rivayetleri olmuştur. Nitekim müfessirlerimizin birçoğu bu hadisi ilgili yerlerde zikretmişlerdir. </span></strong></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></strong></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><br />
Ancak üzülerek belirtelim ki Hz. Peygamberin (s.a.s) tutum ve davranışlarıyla ilgili ayetleri büyük bir hassasiyetle tefsir etmeye çalışan müfessirlerimizin (Allah sa’ylerini meşkur eylesin) bu husus dikkatlerinden kaçmış gibidir. Müfessirlerimiz –iyi niyetle- hadislerdeki ifadelerin anlam sahasını aşan izahlarda bulunmuşlardır. Bizce bunun sebebi, gerek Muvatta’da gerekse Tirmizi’nin Sünen’indeki ‘Abese ve tevellâ (ile başlayan bu sure) İbn Ümmi Mektum hakkında nazil oldu’ cümlesinde yatmaktadır. Yukarıda da üzerinde özenle durduğumuz üzere, bu cümle onları ‘abese’ ve ‘tevellâ’ ifadelerinin Hz. Peygamber’e raci olacağı kanaatine sevketmiştir. Diğer taraftan onlar “(Sen ki ey Nebi, hidayete) ihtiyaç hissetmeyene yöneliyorsun.. Sana saygıyla koşarak gelenle ise meşgul olmuyorsun” ayetlerini de bu kanaatlerini pekiştiren bir delil olarak algılamışlardır. ‘Abese’ ve tevella’ ifadeleriyle kastedilenin başka birisinin olabileceği ihtimaline karşı kapıları kapayan müfessirlerimiz, sonunda, –hadislerde olmamasına rağmen- zihinlerindeki tabloda beliren boşlukları doldurmaya çalışmışlardır.<br />
<strong>Yapılan İzahlar Işığında Uygun Bulduğumuz Meâl</strong><br />
1-2. (Ey Nebi, sen de gördün ki), o (kibirli adam), yanına a’mâ (biri) geldi diye rahatsız olup surat astı ve (sonra) sırtını dönüp gitti.<br />
3-4. (Ümitlenip üzerinde ısrarla durduğun o inkarcının) belki arınacağını yahut alacağı öğüdün kendisine bir yarar sağlayacağını sana ne/kim bildirdi?<br />
5-7. (Sen ki ey Nebi, hidayete/irşada) ihtiyaç hissetmeyene (ısrarla) yöneliyorsun. (Bilmiş ol ki artık) onun arınmamasından sana ait bir sorumluluk yoktur.<br />
8-10. (Kalbi) haşyet/saygı içinde koşup sana gelenle ise, (kendini o inkarcıya odaklamandan ötürü) meşgul olmuyorsun.<br />
<strong>Sonuç </strong><br />
Makalemizde izahına çalıştığımız bu konuyu özetlememiz gerekirse: Bu surede Hz. Peygamber’in (s.a.s) Allah tarafından dikkatinin çekildiği açıktır. Ancak, bu duruma sebep olan husus, iddia edildiği gibi, O’nun, bulunduğu meclise kendisinden yararlanmak için gelen a’mâya (Abdullah İbn Ümmi Mektum’a) karşı, sergilemiş olduğu zannedilen bir yüz ekşitme ve sırt çevirme değildir.<br />
Çalışmamızda da ayrıntılı bir biçimde durduğumuz üzere, bu tavırları sergileyen kişinin, kibrine yenik düşmüş müstağni müşriklerden birisinin olması güçlü bir ihtimal olarak gözükmektedir. Gerek Kur’ân’da gerekse muteber hadis kitaplarında bu sıfatların Hz. Peygamber’e atfedilmesini haklı kılacak açık bir delil mevcut değildir.<br />
Bize göre, Abese suresinin nazil olmasına sebep olan husus, Allah Resulü’nün sonuç almak istediği kibirli müşrik üzerinde ısrarcı olması ve de buna bağlı olarak istemeksizin İbn Ümmi Mektum’u bekletmiş olmasıdır. Nitekim bu durum “(Sen ki ey Nebi) istiğna gösterene yöneliyorsun.. Sana saygıyla koşarak gelenle ise, meşgul olmuyorsun” ayetleriyle tasrih edilmiştir. Aksi bir düşünce, ne Efendimiz’in yüce ahlakıyla örtüşür ne de surenin 3. ayetinin nahiv kuralları açısından izahını makul kılar. Bu iki önemli husus yanında başka delil ve karineler de söz konusudur ki bunlar da, bu iki ifadenin Allah Resulü’ne atfedilmesinin isabetli bir tevcih olamayacağını gösterirler.</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">* </span></p>
<p></strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><a href="http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=504">Yeni Ümit,Sayı : 74 Ekim-Kasım-Aralık 2006 </a></span></p>
<p></span></td>
</tr>
</table>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/58/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/58/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/58/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=58&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Suretu&#8217;l-Abese Hakkında : 1</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-1/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 12:10:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an-ı Mucizu'l-Beyan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-1/</guid>
		<description><![CDATA[ 9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428 / Cumartesi Surat asan ve sırtını dönüp uzaklaşan kim?  Tesir ilminin problemleri, aynı zamanda tefsir ilminin imkanlarıdır. Tefsirin imkanı, vahyin de imkanıdır. Vahyin imkanları tüketilemez. Bu gerçeği farklı bir ifadeyle dile getirecek olursak, tefsirde külli anlamda bir “son söz” iddiası, “hoş” ama “boş” bir iddiadır. “Falan üstadın tefsiri mükemmel ve son tefsirdir” [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=57&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;margin:0;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:10pt;color:#004276;font-family:'Century Gothic';"> 9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428 / Cumartesi </span></strong></p>
<p style="text-align:justify;margin:0;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:10pt;color:#004276;font-family:'Century Gothic';">Surat asan ve sırtını dönüp uzaklaşan kim?</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span> <span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Tesir ilminin problemleri, aynı zamanda tefsir ilminin imkanlarıdır. Tefsirin imkanı, vahyin de imkanıdır. Vahyin imkanları tüketilemez. Bu gerçeği farklı bir ifadeyle dile getirecek olursak, tefsirde külli anlamda bir “son söz” iddiası, “hoş” ama “boş” bir iddiadır. “Falan üstadın tefsiri mükemmel ve son tefsirdir” sözünü ancak cahiller söyler. </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Klasik tefsir alimleri tarafından bir tefsir problemi olarak kabul edilen ve üzerine gidilen bir çok mesele hal edilmiş, bazıları da modern tefsir alimleri tarafından bir tefsir problemi olarak görülmemiştir. Tersi de geçerli. Bazen klasik tefsirin hiçbir problem görmediği bazı yorumlar, modern tefsir tarafından sorunlu görülmüştür. Bu ikincisinin altında yatan temel neden, “rivayetin otoritesi” dediğimiz problemdir. Bu otorite, bazen dirayetin önünde aşılmaz bir set örebilmiştir. </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Bunun tipik örneklerinden biri, Abese suresinin “O surat astı ve sırtını dönüp uzaklaştı, yanı başına âmâ geldi diye..” mealindeki ilk iki ayetidir. Soru şudur: Âmâ yanına geldi diye surat asan ve sırtını dönüp uzaklaşan: 1) Hz. Peygamber midir, 2) Müşrik kodaman mıdır? </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Bu iki ayetin öznesi, klasik tefsir tarafından bir problem olarak görülmemiştir. Bunda Malik&#8217;in ve “hasen-garib” kaydıyla Tirmizî&#8217;nin naklettiği rivayetlerin etkisi büyüktür.</span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Muvatta&#8217;da Hişam b. Urve&#8217;den babası yoluyla nakledilen rivayet şöyle: “Abese ve tevellâ âmâ İbn Ümmi Mektum hakkında indi. O Nebi&#8217;ye gelerek “Ya Muhammed! Beni, sana yakın olabileceğim bir yere yerleştirmeni istiyorum (istednînî) dedi. O esnada Nebi&#8217;nin yanında müşrik reislerden biri vardı. Nebi o (âmâ)dan dönüp diğerine yönelerek “Ey falanın babası! Bu sana söylediklerimde bir sakınca görüyor musun?” dedi. O (müşrik) “(Putlar) adına akıtılan kan aşkına hayır!” dedi. İşte bu sure bunun üzerine nazil oldu.” (Tefsir, 8 ) Tirmizî&#8217;deki rivayette yukarıdakinden farklı olarak “istednînî” yerine “erşidnî” geçer ( Tef. Sur. Abese, 1). Tirmizî&#8217;nin senedi eleştirilmiştir. Taberi aynı rivayeti Hz. Enes&#8217;e istinaden Ebu Ya&#8217;la&#8217;dan tahriç eder. </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Bu rivayetler Abese 1-2 hakkındaki yorumların kaderini tayin etmiştir. Buna bağlı olarak 3-4. ayetlerin sunduğu alternatif anlam imkanı da değerlendirilmemiştir. Oysa ki 3-4. ayetler, i&#8217;rab açısından alternatif bir okumaya hayli müsaittir. Bu okumaya bağlı olarak 1-2. ayetlerin öznesi, dolayısı ile anlamı da değişir. </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Klasik okuma, iki hatta üç tümleç alan yudrîke geçişli fiilini ya biri zamir (ke/sen) diğeri mahzuf iki tümleçle izah etmiş, ya da arkasından gelen “lealle” edatının “ef&#8217;âl-i kulub”tan olduğunu, üstelik talep ve temenni bildiren bir istifham olduğunu söyleyen Ebu Ali Farisi&#8217;ye dayanarak, bu durumda “yudrîke” fiilinin üç veya iki değil, tek tümleç isteyen fiile dönüştüğünü, sonrasının da müstakil bir cümle olduğunu savunmuşlardır (İbn Aşur). Buna göre 3-4. ayetlerin manası şöyle olur: “(Ey Peygamber!) Sen nereden bilebilirsin ki? Belki de o (âmâ) arınacak, veya alacağı öğüt kendisine bir yarar sağlayacaktı?” Bu takdirde ilk iki ayet de şu manaya gelir: “o (Peygamber) surat astı ve yüz çevirdi, yanına âmâ geldi diye”. </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Fakat bu metnin sunduğu tek imkan değildir. Metin bir başka imkan daha sunar. Hatta, bu asli olmak bakımından diğerinden daha önceliklidir. O da ender de olsa bazı müfessir ve dilcilerin dikkat çektiği mezkur iki ayeti, iki mef&#8217;ulüyle birlikte tek bir cümle gibi okumaktır. Bu durumda mana şöyle olur: “(Ey Peygamber!) Sana ne bildirdi o (müşriğin) arınacağına dair bir ihtimal bulunduğunu veya alacağı öğütün kendisine yarar sağlayacağını?” Eğer bu anlamı tercih edersek, ilk iki ayetin açılımı da şöyle olur: “O (müşrik) surat astı ve sırtını dönüp uzaklaştı; yanıbaşına âmâ geldi diye”. </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Metin iki manaya da açıktır. İki tarafın da dilsel delilleri vardır. Fakat ilk ayetteki “&#8217;abese” ve “tevellâ” kelimeleri ile ilgili istikrai bir okuma, bu ikincisini teyit eder. Bu iki kavramın ikisini birden, biz sadece Müddessir suresinin küstah bir müşrik kodamanı tarif eden 18-24. ayetlerinde buluyoruz: “O düşündü, ölçüp biçti; canı çıkası, nasıl da ölçüp biçti! Bir daha canı çıkası, nasıl da ölçüp biçti! Sonra (etrafını) süzdü; ardından SURAT ASTI ve rengi attı. En sonunda SIRTINI DÖNDÜ ve kibir abidesi kesildi; nihayet dedi ki: “Bu sadece geçmişten miras kalan bir büyüdür” Burası “abese”nin kullanıldığı ikinci yerdir. “Tevella” ise, geçtiği hemen her yerde inatçı kafirler için kullanılır. </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Abese&#8217;nin ilk pasajı için bu alternatif (esasında asli) anlam tercih edilmelidir. Bu tercihin nedeni, Allah&#8217;ın Hz. Peygamber&#8217;i uyarmadığını isbat olmamalıdır. Zira bu alternatif anlamda da uyarı sabittir (3-10). Kaldı ki bu, surenin ana fikridir ve berceste ayeti olan 23. ayetinde dile gelir: “(Hiçbir insan) O&#8217;nun emirlerini asla kusursuz yerine getirememiştir.” </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Musa Carullah&#8217;ın yaptığı gibi, bu tercih sırf duygusal (hürmet gereği) bir nedenle de yapılmamalıdır (ki bu tüm müfessirlerimizi hürmetsizlikle suçlamak gibi zımni bir suçlamayı da içerir). Vahyin iç ve dış bağlamına, metnin diline, bütüncül bir okumaya uygun olduğu için, yani delalet bahsinin ve tefsir ilminin genel kurallarıyla uyumlu olduğu için tercih edilmelidir. </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span></p>
<p><span style="font-size:11pt;font-family:'Century Gothic';"><a href="http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=22.06.2007&amp;y=SamiHocaoglu">yenişafak=sami hocaoğlu</a></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/57/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/57/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/57/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=57&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/suretul-abese-hakkinda-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mishary Rashid Efasy</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mishary-rashid-efasy/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mishary-rashid-efasy/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 11:51:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyle Yâ Enceşe !/Dinlenebilecek Sesler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mishary-rashid-efasy/</guid>
		<description><![CDATA[ 9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428/ Cumartesi<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=56&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Courier New"> 9 Cemaziyü&#8217;lâhir 1428/ Cumartesi</font></p>
<p><font face="Courier New"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mishary-rashid-efasy/"><img src="http://img.youtube.com/vi/Zt8P7ox-BSU/2.jpg" alt="" /></a></span></font></p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Zt8P7ox-BSU"></a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/56/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/56/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/56/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/56/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=56&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mishary-rashid-efasy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mücahidlerin Antrenmanları</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mucahidlerin-antremanlari/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mucahidlerin-antremanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 11:35:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cihad ve Direniş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mucahidlerin-antremanlari/</guid>
		<description><![CDATA[ 9 Cemaziyülâhir 1428/Cumartesi<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=55&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> 9 Cemaziyülâhir 1428/Cumartesi</p>
<p><code><object width="425" height="334"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/"></param><param name="allowfullscreen" value="true"></param><param name="wmode" value="opaque"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/6x09LweP3Onv23iUM" width="425" height="334" allowfullscreen="true" wmode="opaque"></embed></object></code></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/55/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/55/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/55/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=55&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/06/24/mucahidlerin-antremanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Neredesin Be Şeyhim!</title>
		<link>http://zilzal.wordpress.com/2007/05/25/neredesin-be-seyhim/</link>
		<comments>http://zilzal.wordpress.com/2007/05/25/neredesin-be-seyhim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 May 2007 13:19:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zilzal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tevhid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zilzal.wordpress.com/2007/05/25/neredesin-be-seyhim/</guid>
		<description><![CDATA[9 Cemaziyülevvel 1428/ Cuma  Gözlerim her yerde seni arıyor.Bir ortaya çıkabilsen neler yapmazdın bu ümmet için… Ah bir ortaya çıkabilsen… Ümmet ne hallerde biliyor musun Şeyhim ? Kan oluk oluk, gözyaşı kurumuş gözlerde, sokaklar caddeler ceset parçaları ile dolu. Umutlar tükenmiş, acı katık olmuş, Ümmetin çocukları yetim kalmış be Şeyhim ! Ve ben seni göremiyorum [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=53&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></p>
<p align="center" style="text-align:center;"><img src="http://img64.imageshack.us/img64/4796/seyhvz3.jpg" /></p>
<p align="center"><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">9 Cemaziyülevvel 1428/ Cuma </span></p>
<p></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';">Gözlerim her yerde seni arıyor.</span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"><span>Bir ortaya çıkabilsen neler yapmazdın bu ümmet için… Ah bir ortaya çıkabilsen…</span><br />
<span>Ümmet ne hallerde biliyor musun Şeyhim ? </span><br />
<span>Kan oluk oluk, gözyaşı kurumuş gözlerde, sokaklar caddeler ceset parçaları ile dolu.</span><br />
<span>Umutlar tükenmiş, acı katık olmuş, Ümmetin çocukları yetim kalmış be Şeyhim !</span></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></span><span style="font-size:10pt;font-family:'Century Gothic';"></p>
<p align="center"><span>Ve ben seni göremiyorum ülkemin bombalanmış şehirlerinde, virane evlerinde, kan kokan meydanlarında. </span><br />
<span>Yoksun ortalıkta be Şeyhim !</span></p>
<p align="center"><span>Oysa neler okumuştum senin hakkında; efsane mi desem, destan mı desem, yoksa keramet mi desem bilmem ki.</span></p>
<p align="center"><span>Hani bir seferinde sana köle olmuş bir müridinin bilmem hangi köyündeki hanımının namusunu ayağındaki takunyayla korumuştun. Hadiseyi görmüş ve hemen duruma el koymuştun ya. Mübarek takunyanı fırlatmıştın taaaa uzaklara… Ancak senin gibilerinin görebileceği uzaklara…</span><br />
<span>Oysa hemen yanı başımızda ne namuslar kirletiliyor. Ne körpe kızlarımız servis yapılıyor Deccal ordusuna.</span><br />
<span>Seni oralarda göremiyorum be Şeyhim ! Seni Bağdat’ta, Ebu Gureyp’te göremiyorum…</span></p>
<p align="center"><span>Hani cismin burada olduğu halde ruhaniyetinle nice yerler gezerdin. Nice yardıma muhtaçların yardımına koşardın. Zindanda olmana rağmen başka bir yerde Cuma kılarken görmüşler seni şeyhim ! Hani zaman ve mekan anlamını yitirmişti senin için… </span><br />
<span>Neden yoksun be Şeyhim ! Ümmetin feryadı ayyuka çıkmışken neden müdahale etmiyorsun ruhaniyetinle…</span></p>
<p align="center"><span>Seni Çeçenistan’da mücahidlerle omuz omuza çarpışırken görmüşler. Oysa Irak virane oldu seni orada gören olmadı…</span></p>
<p align="center"><span>Oysa neler okumuştum senin hakında, neler işitiyorum. Öyle şeyler ki belki sende duysan inanmazsın… Öyle şeyler ki; hani televizyonlardan bildiğimiz günümüz süper kahramanları yanında halttetmişlerdi… Ne kerametlerin vardı senin.</span></p>
<p align="center"><span>Ama hani nerede sen ve nerde kerametlerin?</span></p>
<p align="center"><span> O kerametler o ruhaniyet kimde olsa şimdi Deccal ordusu bozguna uğramıştı.</span></p>
<p align="center"><span>Yoksa okuduklarım, duyduklarım yalan mıydı be Şeyhim ? ! Hayal kırıklığına mı uğradım yoksa ?!</span></p>
<p align="center"><span>Hani diyordum Şeyhim duruma bi el koysa ümmet kurtulurdu ama nerdeeeeeeeeeee…</span></p>
<p align="center"><span>İslam4ever&#8217;den alıntı. (Allah razı olsun)</span></p>
<p></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/zilzal.wordpress.com/53/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/zilzal.wordpress.com/53/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zilzal.wordpress.com/53/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zilzal.wordpress.com/53/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zilzal.wordpress.com&amp;blog=738544&amp;post=53&amp;subd=zilzal&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zilzal.wordpress.com/2007/05/25/neredesin-be-seyhim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/054f8f1703285f52a3b133d1dae74526?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zilzal</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img64.imageshack.us/img64/4796/seyhvz3.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>
